27 Kasım 2009 Cuma

bayram içün yeni karakter çalışımı ÇALIM 2

---harun---sokaktaki aile ile---


evin içi çok güzel biliyor musunuz? jaluzilerin hepsi kapalı. ayrıca bu jaluziyi hangi kadın icat ettiyse allah onun amına koysun. küçük küçük isalar doğursun inşallah. süper bir eşya oluyor kendisi. jaluzi yani, kadın değil. loş hava, boş kafa. âlâ dünya, ama bu bayram bize değil. biram bitmiş. ben bira içiyorum, bahsetmiş miydim? şimdi çıkıp almak istemiyorum. ama almalıyım lan. (BABAM KIZMIYOR LAN DEDİM SANA!) şimdi kalkalım, ceket giyelim mi? giymeyelim, kazak yeter. eaaah çıkıyorum. kapıyı aç kapa. ayakkabılarını çek giy. bunlar yarı bilinçsizmiş. oha o sokaktan geçenler kim? resmen anababaçocukkardaş lan! resmen anababaçocukkardaş! BURAYA BAKIN! BURADA! BU KARA MERMERİN ALTINDA! ŞAKA YAPIYORUM ŞAKA! DURUN YANINIZA GELEYİM! n'apıyorsunuz siz? akraba ziyaretine mi gidiyorsunuz? çok mu mutlusunuz? BİR DE ÇOK MU GOYGOYSUNUZ? cularınız var sizin. malsınız siz. yarın ne olacak biliyor musunuz? öbür gün. BU BAYRAM BENİM DEĞİL! üstüme üstüme geliyorsunuz. döke saça tıka basa gözlerinizi aça aça... böyle bir şey vardı. galiba tam olarak böyle de değildi. (DAHİ ANLAMINDAKİ DE AYRI YAZILIR. BEN DÂHİYİM, BİTİŞİK YAZ!) size demedim. akraba ziyareti di mi? durun kaçmayın. birşey diyecem. resmen ceza dolduruyorsunuz. o oturmalar, el öpmeler, "DAHA DAHA NASILSINIZ?"lar falan. ne güzel, ben de ceza dolduruyorum. bayram boyunca evde oturup şişe kapağı sayma cezası verdiler bana. bayram dediysem sizin bayramınız. keşke kesilen tek cezamız göbek bağımız olsaymış. GÖBEKLERİNİZİ GÖSTERSENİZE BANA! HADİ HADİ! GÖBEK BAĞLARINIZI GÖRELİM! UTANMAYIN DA DELİKLERİNİZİ KESELİM! şaşırmayın bana. lütfen.

ELLERİNİ ÖPEYİM Mİ DAYI? Bİ' ŞEKER DAHA ALIR MISINIZ AMCA? AH YAVRUM NE KADAR DA BÜYÜMÜŞ.

bunları bilirsiniz. siz var ya, bunlara bile şaşırmadınız. bana şaşıramazsınız lan. yasaklıyorum! şerefsizler sizi. n'apacaksınız bu çocukları? kendiniz gibi mi yapacaksınız? sizin post götern halleriniz mi olacak bu çocuklar? söyle bakalım, sen! evet sen! büyüyünce ne olacaksın. bak ben büyüdüm, 31'i bile geçtim (OTUZBİRİ BİLİYORDUR TABİİ! KOCAMAN ÇOCUK!) ne oldum? bayram piçi oldum ben. güzel mi? berbat. sen güzel misin? yoksun bile ki sen. nereye gidiyorsunuz? sohbet ediyorduk. GİTTİĞİNİZ YERDEN KARTPOSTAL ATAR MISINIZ BANA? ÇOK MERAK EDİYORUM ORALARI! (biliyorum evet biliyorum, anlamadılar.) ELLERİ SÖMÜRE SÖMÜRE ÖPÜN! KAVURMALARIN SADECE YAĞLARINI YİYİN OLUR MU? SELAM SÖYLEYİN BİR DE BENDEN!

(salaklar... senden daha salaklar.)


---harun---sokaktaki aile ile---

bayram içün yeni karakter çalışımı PLAN

---harun---


psikoloji: bir damla şizofreni (istediğim her lafı söyletebilirim) | iki damla asabiyet (ciddiyet verir) | üç damla küstahlık (çekince kalmaz) | dört damla hödüklük (lafını düşünme zorunluluğu kalkar)

etkisi: rahatsız edici (zevk için) | korkutucu hava (zevk için) | okuma isteğini söndürme (zevk için) | çiğlik, sakillik (ancak buraya uyuyorlar)

fiziksel: 180 boy, esmer ten, 32 yaş, kara renk ve dağınık saç, suratta iki kesik.

kıyafet: gri kadife pantolon, kırmızı boğazlı kazak, bronz sivri burun klasik çizme, küçük güneş gözlükleri, kovboy şapkası.

mekanlar: ev, sokak, çarşı.

tipler: sokaktaki aile, çarşı esnafı, sonra yine bir sürü aile, bayram gezisinde saf genç/gençler.


---harun---

bayram içün yeni karakter çalışımı ÇALIM 1

---harun---


n'aber lan bayram piçleri! eheh. kızmayın lan ben de sizdenim. ben de evde oturuyorum. ben de bayram piçiyim. evden çıksam bi' dert, çıkmasam bi' dert. sizin gibi. arada telefonuma mesajlar geliyor, cevap kısmına "anneni sikeyim, ablan sana girsin." yazıp yazıp göndermiyorum. (AMA SEN SUS Bİ! SUS! Bİ'ŞEY ANLATIYORUZ BURDA!) bayram piçleriyiz biz dibidibidip dibidibidip dip! hatırladınız mı? ben hatırlamadım, şimdi attım. bayram bize değil lan, bize değil. şimdi böyle evde oturacağız. arada yatsak da uyku tutmayacak. yüzleri görülmeyen akrabaları düşüneceğiz. tüm bu düşüncelerin fonunda acaba yan komşunun kavurmalık et getirip getirmeme dansı olacak. bir nevi bozundurulmuş bir müzikal. (ANLARLAR LAN! KARIŞMA SÖZÜME!) akşama kadar evden çıkmama duası. çıkarsak sinirden köpürmemek için altımızı kısalım. aman! bugünlerde ev kazaları bol. akşam belki "ben memlekete gidiyom yeaa!"cılardan olmayan birkaç arkarındaş bulma ümidi. o da olmazsa belki uyuruz. ben uyuyabiliyorum mesela. (SEN Bİ' SİKTİRİP GİDER MİSİN?!) ben aslında şimdi böyle oturmak istemiyorum biliyor musunuz? biliyorsunuz tabii, siz de istemiyorsunuz. bayram piçleriyiz ya biz. ordan vardım bu sonuca. yanlış mı? özür dilerim. neyse, bakın ne diyordum? istemiyorum diyordum. ama bunu yapmak zorundayım lan (babam falan kızmıyor, BABAM FALAN KIZMIYOR!) yapmazsam çıldırırım belki. belki kendimi kaybederim. çıldırmış mı gözüküyorum? bence hiçbir şey görmediniz.


---harun---

korkak alıştırmamak

yaptığın çok güzel bir iş, başkasının nüfusuna geçecek. adın sanın, asla senin mahlûkunu senden çalanlar kadar duyulmayacak. birinci basamakta durup da "HEEEEEEY BAKIN NE KADAR TIRMANDIM!" diye çığıranlar, tepeye bakıp sana sığ diyecek. bunların hepsi olacak ve eline hiç birşey geçmeyecek. vazgeçip mütevazı bir hayatta caka satmaya devam edebilirsin. yahut ve de yakut bir sürü zirveden tekine tırmanıp sessizce oturabilirsin. yakut ve de yakup kendi seçeneklerini yaratabilirsin.

ama unutmadan; gogol'ün paltosu dönüp dolaşıp gorki'nin sırtına otursa da; gogol ölüyken bile gogol'dür.

23 Kasım 2009 Pazartesi

kelkelkelkel sapalar

aylardan bir tanedir falan ne zaman internetlere otursam, şuraya da şakalı komiksikli şeyler attırayım diyorum. hayrettin'e devam etmek falan, güzel şeyler bunlar. sonuçta hepimiz internetliyiz. "tek hakkın hak istememek." menşeili kanun kitabına biat ettiğimdendir ancak, böyle salma salaş şeyler dikiyorum klavyeye. konuşuyorum arada bir de, güzel oluyor. ama başka hiçbirşeye yer kalmıyor beyinde sonra. "ben bilmem beyim bilir." esprisinin miadı dolsa da enbesile doğru dört nala gidiyorum. tabii ben seni kesiyorsam bundan sanane. bir de pazartesilerimi dolduracak saksıvitem olsa. olsa gitmem herhalde bu kafayla, burda oturup böyle kamburumu çıkara çıkara gözlerimi aça aça klavyeye taka taka MAAAAAAAAL gibi otururum. geçsin bu zamanlar artık. kabamın içi adapazarı haydarpaşa hattı gibi. TAKIR TUKUR TAKIR TUKUR TAKIR TUKUR TAKIR TUKUR! sabreden kelvişin muradı diyorlar, ellerinde kalan saçlar sadece.